başyazı
Bir Karınca Meselesi
Matematik Ne İşe Yarar?
trf YsNByKnL Şubat 15, 2023

Atatürk’ün Geçliğe Hitabesi

Gençliğe Hitabe'nin Şifreleri

Dünün Kelimeleri, Bugünün Anlamları. Bu sözlük çalışması, sadece eski kelimeleri öğrenmek için değil; gençliğe cesaret, azim ve bilinç aşılayan bu eseri tam anlamıyla zihnimize kazımak için hazırlandı.

Kelime Sözlüğü

Ahval

TDK Anlamı: Durumlar, hâller.
"...İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen..."
Günümüz Karşılığı: "Hâl" kelimesinin çoğuludur. Etrafında olup biten olaylar dizisi, içinde bulunduğun genel durumlar manasına gelir.

Bedhah

TDK Anlamı: Kötü niyetli, düşman, başkasının kötülüğünü isteyen.
"...dâhilî ve haricî bedhahların olacaktır."
Günümüz Karşılığı: Farsça "bed" (kötü) ve "hah" (isteyen) kelimelerinden oluşur. Günümüz tabiriyle senin kuyunu kazan, arkandan iş çeviren ve başarısız olmanı isteyen kişiler.

Bilfiil

TDK Anlamı: Fiilen, doğrudan, gerçekten.
"...memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir."
Günümüz Karşılığı: Sadece lafta veya kâğıt üzerinde değil; bizzat, fiziksel ve eyleme dökülmüş bir şekilde demek.

Bitap

TDK Anlamı: Yorgun, bitkin, tükenmiş hâlde olan.
"...harap ve bitap düşmüş olabilir."
Günümüz Karşılığı: Farsça güç anlamına gelen "tab" kelimesine olumsuzluk katan "bi" ekinin gelmesiyle oluşur. Şarjı %1'e inmiş, enerjisi sıfırlanmış durumu anlatır.

Cebren

TDK Anlamı: Zorla, baskı ile, mecburen.
"Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş..."
Günümüz Karşılığı: Bir şeyi senin rızan dışında, zorbalıkla ve kaba kuvvet uygulayarak yapmak.

Dalalet

TDK Anlamı: Sapma, doğru yoldan ayrılma, yanlış yolda olma.
"...gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler."
Günümüz Karşılığı: Pusulayı kaybetmek. Neyi savunduğunu bilemeyecek kadar yoldan çıkmak ve sapkın bir düşünceye girmek.

Elim & Vahim

TDK Anlamı: Elim: Acı veren, acıklı. Vahim: Korkunç, ciddi.
"...Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere..."
Günümüz Karşılığı: "Elim", yürek yakan anlamına gelirken; "Vahim", durumun ciddiyetini, işlerin ne kadar tehlikeli bir boyuta ulaştığını gösterir.

Fakruzaruret

TDK Anlamı: Yoksulluk, zorunlu ihtiyaç hâli.
"...Millet, fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir."
Günümüz Karşılığı: Sadece fakirlik değil, temel insani ihtiyaçlarını bile karşılayamayacak kadar dibe vurma, çaresizlik içinde kalma durumudur.

Gaflet

TDK Anlamı: Dikkatsizlik, ihmalkârlık, dalgınlık.
"...iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet..."
Günümüz Karşılığı: Burnunun ucundaki tehlikeyi göremeyecek kadar dünyadan kopuk, dikkatsiz ve umursamaz olma hâli. Uyuma durumu.

İlelebet

TDK Anlamı: Sonsuz, sonsuza kadar.
"...Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir."
Günümüz Karşılığı: Bir şeyin son kullanma tarihi olmaması. Sonsuza dek sürecek, bitmeyecek olan.

İstikbal & İstiklal

TDK Anlamı: İstikbal: Gelecek. İstiklal: Bağımsızlık.
"...istikbalinin yegâne temeli..." / "...istiklal ve cumhuriyeti..."
Günümüz Karşılığı: "İstikbal", yarınlarımızdır. "İstiklal" ise kimseye boyun eğmemek, özgür olmak, bağımsız bir birey/devlet olmaktır.

Mümessil

TDK Anlamı: Kurucu, temsilci, birinin adına davranan kimse.
"...emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler."
Günümüz Karşılığı: "Temsilci" anlamına gelir. Eskiden okullarda "sınıf başkanı" değil, "sınıf mümessili" seçilirdi (Bknz. Hababam Sınıfı).

Müstevli

TDK Anlamı: İstila eden, ele geçiren, yayılan.
"...şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle..."
Günümüz Karşılığı: Zorbalıkla senin olan bir şeyi (ülkeni, topraklarını) işgal eden, ele geçiren zorba kuvvetler.

Namüsait

TDK Anlamı: Elverişsiz, uygun olmayan.
"...Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette..."
Günümüz Karşılığı: Olumsuzluk katan "na-" ekinin, "müsait" kelimesinin başına gelmesiyle oluşmuştur. Etrafındaki şartların lehine olmaması durumu.

Şerait

TDK Anlamı: Koşullar, şartlar.
"...imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin."
Günümüz Karşılığı: "Şart" kelimesinin çoğul hâlidir. Etrafını saran her türlü kural, durum ve zorluk anlamına gelir.

Tevhit

TDK Anlamı: Birleştirme, birlik.
"...siyasi emelleriyle tevhit edebilirler."
Günümüz Karşılığı: Farklı şeyleri bir araya getirip bir etmek. Kişisel çıkarlarını, düşmanın hedefleriyle aynı potada eritmek, iş birliği yapmak.

Tezahür

TDK Anlamı: Belirgin hâle gelme, dışa vurum.
"...bir mahiyette tezahür edebilir."
Günümüz Karşılığı: Görünür olmak. Bir duygunun veya olayın saklı kalmayıp gün yüzüne çıkması, kendini göstermesi.

Yegâne

TDK Anlamı: Tek, biricik.
"Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur."
Günümüz Karşılığı: Eşsiz olan, alternatifi olmayan, "sadece ve sadece o" anlamına gelen kelimedir.

Gençliğe Hitabe (Günümüz Türkçesi)

Ey Türk gençliği! Birinci görevin; Türk bağımsızlığını ve Türk cumhuriyetini sonsuza kadar korumak ve savunmaktır.

Var olmanın ve geleceğinin tek temeli budur. Bu temel, senin en değerli hazinendir. Gelecekte bile, seni bu hazineden yoksun bırakmak isteyecek, içeride ve dışarıda düşmanların olacaktır. Bir gün, bağımsızlık ve cumhuriyeti savunmak zorunda kalırsan, göreve atılmak için içinde bulunacağın durumun imkânlarını ve şartlarını düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şartlar, sana hiç uygun olmayan bir şekilde karşına çıkabilir. Bağımsızlığına ve cumhuriyetine göz dikecek düşmanlar, bütün dünyada benzeri görülmemiş bir zaferin temsilcisi olabilirler. Zor kullanarak ve hileyle kutsal vatanın bütün kaleleri ele geçirilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve ülkenin her köşesi eyleme dökülmüş bir şekilde işgal edilmiş olabilir.

Bütün bu şartlardan daha acı ve daha tehlikeli olmak üzere, ülkenin içinde yönetimi elinde bulunduranlar, umursamazlık, yoldan çıkmışlık ve hatta hainlik içinde bulunabilirler. Hatta bu yönetimi elinde tutanlar, kendi kişisel çıkarlarını, ülkeyi işgal edenlerin siyasi hedefleriyle birleştirebilirler. Millet, fakirlik ve çaresizlik içinde yıkılmış ve bitkin düşmüş olabilir.

Ey Türk geleceğinin evladı! İşte, bu durumlar ve şartlar içinde bile görevin, Türk bağımsızlığını ve cumhuriyetini kurtarmaktır!

Muhtaç olduğun güç, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Gençliğe Hitabe (Orijinal Metin)

Ey Türk gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin. Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır.

Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.

Mustafa Kemal Atatürk

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski